İstanbul Eminönü’nde Sultanahmet’in denize bakan tarafıdır Cankurtaran. Eski ismi İshakpaşa olan ve turizm bölgesi olan Cankurtaran’da, ada bazında kentsel yenileme yasasına uygun bir turizm projesi hazırladık.

Deprem riski yüksek olan Cankurtaran, Sultanahmet bölgesinde geleneksel Osmanlı mimari üslubunda konaklama tesisi yapımını ve bölgenin turistik konaklama alanlarına özel konseptte geliştirilen, doğal hayat tarzını zorlamayan, yatay mimaride güzel bir örnek oluşturduk. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun filminde de görebileceğiniz üzere, Cankurtaran’ın köhne havasından kurtarılıp, modern ve geleneksel öğelerin bir arada bulunduğu projemizin, proje özetini de aşağıda yazdık.

İshakpaşa Hotel Proje Özeti

İstanbul; tarihsel, mekansal ve kültürel özellikleri ile bir dünya kentidir. Bugün tarihi yarımada olarak anılan alan yüzyıllarca kentin can damarlarının buluşma noktası olmuştur. Sultanahmet Meydanı ise, gerek Bizans gerekse Osmanlı dönemlerinde idari merkez olma özelliğini korumuştur. Günümüzde meydan, içinde barındırdığı Sultanahmet Camii, Ayasofya Müzesi, Yerebatan Sarnıcı, Alman Çeşmesi, Örme Sütun gibi eserlerle dünya turizminin odaklarından biri olma iddiasını taşımaktadır. Bu iddiayı gerçeklemek için bir takım fiziksel konfor şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bu bağlamda meydan ve çevresinde nitelikli kısa süreli barınma ihtiyacının karşılanması büyük bir beklenti olarak karşımıza çıkmaktadır. Her türlü toplu taşıma aracı ile kolaylıkla ulaşılabilen alanın bu ihtiyacı “Four Seasons Hotel” ve butik oteller gibi turistik konaklama birimleri ile çözülmeye çalışılmaktadır.

İshakpaşa Hotel Sunum Videosu

Neden İshakpaşa Hotel

Sultanahmet meydanı ile sahil yolu arasında konumlanmış olan proje konusu alan turistik konaklama işlevine uygun olarak planlanmıştır. “İSHAKPAŞA HOTEL” adını, Topkapı Sarayı’nın Bâb-ı Hümâyun adlı kapısı önünden Sûr-ı Sultanî boyunca Marmara denizine doğru inen İshakpaşa caddesi kenarındaki İshakpaşa Camii ve İshakpaşa Hamamından almıştır. Mevcut durumda adanın %66’sını tescilsiz yapılar oluşturmaktadır. Tescilli bölümler üzerinde ise bir arkeolojik alan, bir çeşme ve 4 adet sivil mimarlık örneği yapı bulunmaktadır.

Kompleksin Cankurtaran meydanına bakan cephesinde 2 parsel üzerinde bulunan tescilli yapı ve tarihi yarımada koruma amaçlı imar planı notlarına uygun olarak tasarlanmış yeni yapılar bulunmaktadır. Bir sıra ev dizisini anımsatan yeni tasarım yaklaşımı İshakpaşa caddesi üzerinde de devam etmekte ve adanın köşesinde 40-41 parsellerde bulunan tescilli yapılar ile son bulmaktadır. Tescilli yapılar müstakil rezidanslar olarak değerlendirilmiştir. Yeni saraçhane sokakta günümüzde otopark olarak kullanılan alan üzerinde tesisin konferans salonun bulunduğu tarihi çevre ile uyumlu yeni bir yapı konumlandırılmıştır. Çağdaş malzeme ile donatılmış yapıda son teknolojiye uygun iletişim ve görsel sunum imkânlarının olması öngörülmüştür. Sokağın köşesinde 14-15 parsellerde bulunan tescilli yapıların proje ana fikri doğrultusunda müstakil rezidans olarak kullanılması kararlaştırılmıştır.

Ada içinde günümüzde Erol Taş kahvesi olarak kullanılan yapının aynı işlevi sürdürmesi planlanmıştır. Böylece alanın imgelerinden biri olan Türk sinemasının emektar sanatçılarından Taş’ın anısının yaşatılması ve yerel turizmi de destekleyecek bir öğe olarak ön plana çıkması hedeflenmiştir. Kahvenin, sanatçının film afişleri ile dekore edilmesi ve duvarlara asılmış TV’lerde filmlerinin oynatılması tasarlanmıştır.

Günümüzde çıkmaz olarak şekillenmiş olan Terbıyık sokak geliştirilen tasarım sonucunda açılmış ve Cankurtaran Meydanı ile yeni Saraçhane Sokağı ikincil bir yolla bağlanmıştır. Bu yaklaşımla oluşturulan sokak üzerinde bulunan yeni yapılar ve ihya edilmiş tescilli yapılar bir araya gelerek geleneksel kent dokusunu yansıtan perspektifler oluşturmaktadır.

Ada içinde bulunan arkeolojik alan, tasarımı yönlendiren önemli kriterlerden biri olmuştur. İlk olarak alana uygun kotlamalarla eserlerin bütününü kavranması için seyir terasları oluşturulmuştur. Daha yakından incelemek isteyenler için ise arkeolojik buluntuların üstünün çelik ve camdan oluşan şeffaf bir döşeme ile örtülmesi önerilmiştir. Böylece eserlerin yerinde doğru iklimlendirme şartları sağlanarak korunmasının ve sergilenmesinin önü açılmıştır. Arkeolojik alanın bitiminde biçimlenen cafe-restoranlar bu bölümün adanın merkezindeki çekim noktası olması hedeflenmiştir. Bu alana Cankurtaran Meydanından ulaşım Terbıyık sokak üzerinden sağlanmıştır.

Tesisin ana girişinin Cankurtaran Meydanına bakan kagir 4 katlı tescilli yapı içinde çözülmesi planlanmıştır. Bu yapıda turizm işlevinin gerektirdiği resepsiyon, danışma, yönetim ve kahvaltı salonu mekanları çözülmüştür. Ayrıca süit odalar da bu kütlenin içinde yer bulmuştur. Kullanıcının her türlü dinlenme ve iletişim ihtiyacını karşılamak üzere tasarlanan odaların çağdaş malzemeler ile dekore edilmesi öngörülmüştür.

Nuri Bilge Ceylan – Üç Maymun

Günümüzde bir turizm merkezinin çok yakınında olan, ancak doğru biçimde değerlendirilemeyen alanda, mülkiyet sorunları çözülerek, içinde bulunan tescilli bölümler en doğru şekilde kullanılarak, çağdaş ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte yeni bir yaşam biçimi tarif edilmiştir.